They said she was the richest girl in the world
Other artworks you may be interested in seeing
They said she was the richest girl in the world
Dünyanın en zengin kızı oldugu söylenirdi.
Altını bir dag kadar çoktu;
öyle ki güne yorulsa bile
ııgını onun hazinesinden ödünç alabilirdi.
Ama bütün serveti bir tek eye baglıydı:
Bir zürafa.
Çocuklugundan beri yanında büyüttügü dostu.
Babası o gün zürafayı ona hediye ederken
demiti ki:
“Yanında oldugu sürece kalbin karanlık olmaz.”
Yıllar geçti, kız büyüdü, dünyayı satın aldı
ta ki bir gün gelene kadar zürafa,
bir yavru dogurdugu anda bu dünyaya veda
etti—
ve dogan yavru altından, ııl ııl, alnında sır gibi
bir boynuza sahipti.
Tam o anda kızın hayatının yönü degiti.
Dogum yüzünden degil,
çünkü anladı ki servet paylaılmazsa sönük kalır.
Yavru zürafanın derisi ıık mozaikleriyle
parlıyordu,
sanki günein parçaları onun derisine yerlemiti.
Ve o tatlı delilik tam da orada baladı—
Kız fark etti ki bütün o altınlar
bu yeni yaamın yanında degersizdi.
Bütün hazinelerini bagıladı—
altınlar, mücevherler, unvanlar, güç…
ve sadece bir eyi yanında tuttu:
Altın zürafa.
Ve o gün gitmeye karar verdi.
Kaçmak için degil,
varmak için.
Yanında altın zürafa,
hafızasında gün dogumu gibi parlayan babası
ve müzikten daha yumuak bir anne vardı.
Kız haf ve özgürdü,
yeni bir yolun eiginde.
Bir kemancı yanlarında yürüdü ve çaldı,
kular gögü açtı,
balonlar yolu iaret etti.
Yeryüzü arkalarında kaldı
ama kalpleri henüz var olmayan bir yere ilerledi.
Derler ki o yolculukta
kız gerçekten zengin oldu—
çok mala sahip oldugu için degil,
kalbiyle yürüdügü için.
Ve altın zürafa
adım adım
yeni bir dünya kurdu;
altının degerinin olmadıgı,
yalnızca iyiligin deger oldugu bir dünya.